Telefon
WhatsApp
GÜVENMEK, TEK KULLANIMLIKTIR

Bizler etrafımızda olan biten her şeyi fark ederiz. Görürüz. Anlarız. Buna rağmen çoğunlukla susarız.  Bu suskunluğumuz, sevdiğimizi kaybetmemek için, ilişkilerimizi bitirmekten korktuğumuz için ya da anlam yükleyemediğimiz içindir. Birisine inanmanın ne anlama geldiğini herkes kalbinin derinliklerinde hisseder. Güvenilen birinin ihanetinin nasıl bir hayal kırıklığı yaratacağını hepimiz biliriz. Neden birine güveniriz de, bir başkasına güvenmeyiz? Güvendiğimiz bir insana karşı davranışımızla, güvenmediğimiz bir insana olan davranışımız neden farklılık gösterir. Stephen Covey’e göre: “Güven, insan motivasyonunun en yüksek biçimidir. İnsanların doğasında var olan “iyi” ve “güzel”i ortaya koymalarına imkan verir. “Trust In The Balance” kitabında R. B. Shaw, şirketlerdeki güven duygusunun temel taşları olarak şunları belirtmiştir. İnsan ilişkileri sağlam bir zemine oturtulmak istendiğinde güven problemi kendisini gösterir. İnsan ilişkileri eğer bir güven zemininde gerçekleşiyorsa, ilişkinin tarafları arasında karşılıklı ANLAYIŞ, BİRBİRLERİNİ DESTEKLEME, YARDIMSEVERLİK vb. kendisini gösterecektir. Ancak bu zeminden yoksunluk ise beraberinde, ÇIKARCILIK, EGOİZM, İKİYÜZLÜLÜK gibi ilişkileri son derece olumsuz etkileyen bir durum ortaya çıkaracaktır. Yani güvenen insan diğer insanlara karşı tutarsız, umursamaz davranırsa güvenin temin edilmesi olanaksızlaşır. Nietzche’ye göre “En yakın olunan şey çoğu kez insanların en az farkında olduğu şey olur”. Bu bir tür körlüktür. Bir çok insan güven körüdür, yararlarını görememekten çok onu mümkün kılan doğasını ve pratiklerini göremez. Arkadaşlık, seçili bir ilişkidir ve tercih edilerek sürdürülür. Arendt ise         “Samimiyetin ön planda olduğunu ve arkadaşlığı, istekleri ve dünyaları ile birbirini rahatsız etmeden, kalplerini birbirine açan yalnızca bir samimiyet fenomeni olarak görmeye alışkın”  olduğumuzu belirtir. Peki kimlere güvenebiliriz? Ortak yönlerimizin olduğuna inandığımız insanlara güvenebiliriz. Sözlerini tutan ve beklentilerimizi karşılayan insanlar bizim gözümüzde güvenilir olur. Davranışlarını önceden kestirebileceğimiz, dürüst, ahlaki değerlerle yaşadığını bildiğimiz insanlara daha çok güveniriz. Başka birinin bizim duygularımızı, ihtiyaçlarımızı hesaba kattığını ve ilgilendiğini fark edersek güven duyarız. Yanında kınanmadan, aşağılanmadan, yok sayılmadan ve sürekli eleştirilmeyeceğimizi bildiğimiz insanlara güven duyarız. Onların yanında kendimizi güvende ve huzurlu hissederiz. Toplumumuzda özellikle son dönemde zirve yapan EGO, KİBİR,SAHİP OLMADIKLARI ÖZELLİKLERİ varmış gibi anlatarak, çevrelerinde üstünlük kurmaya çalışanların zamanla yalnızlaştıklarını görüyoruz. Şunu unutmamak lazım, her insanın bir geçmişi ve anlatacak bir hikayesi var. Kişileri olduğu gibi kabul edip, ortak yönlerinizi ve beraber geçirdiğiniz zamanın ne kadar verimli olduğunu ölçebiliyorsanız, o zaman dostluklar sağlam adımlarla ilerleyebiliyor.  Çünkü her insanın kendine göre değer yargıları, beklentileri, deneyimleri birbirlerinden çok farklı.  Sosyal çevreleri, aileleri v.b  ilişkileri örtüşmeyebilir. İnsanları oldukları gibi kabul edip, ilişkileri hoşgörü ve anlayışla süsleyerek, sevgiyi ve saygıyı kaybetmeden anlamaya çalışarak ,bencilce ilişkileri   hayatımızdan olabildiğince uzak tutarak  huzurla yolumuza devem edebiliriz.  Şu dönemde en az bulunan şey maalesef dürüstçe ve sağlam temellere oturtulmuş ilişkiler.     Şuna inanın, herkes       MASIRIN DELİĞİNDEN MISIR'I GÖRÜR ama nezaketten, kırmaktan korktuğundan, kendine yakıştıramadığından ya da uğraşacak çok daha sağlıklı uğraşılara zaman ayırdığından susar ve yok sayar.                 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Kahramanmaraş Nöbetçi Eczaneler

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği