Telefon
WhatsApp
1915’TE ERMENİ TEHCİRİ UYGULAMASI

1.Van, Bitlis ve Erzurum vilayetleri.

2.Adana, Mersin ve Sis (Kozan) şehir merkezleri hariç olmak üzere Adana, Mersin, Kozan ve Cebel-i Bereket Sancakları.

3.Maraş şehir merkezi hariç olmak üzere, Maraş sancağının diğer yerleri.

4.Merkez kazaları hariç olmak üzere Halep vilayetinde İskenderun, Beylan, Cisr-i Şugur (Suriye topraklarındadır), Antakya kazaları, köyleri ve kasabaları.

 

Tehcir Kanunu uygulanmaya başladığı zaman, Urfa’nın bazı yöreleri ile Birecik, Erzurum, Aydın, Trabzon, Edirne, Samsun, Çanakkale, Adapazarı, Halep, Bolu, Kastamonu, Tekirdağ, Konya ve Karahisar-ı Sahip gibi yerleşim yerlerinde yaşayan Ermenilerin sevke tabi tutulmalarına gerek görülmemiştir[2]. Yine Dahiliye Nezareti tarafından ilgili makamlara gönderilen 27 Mayıs 1915 tarihli bir belgede, Diyarbakır, Harput ve Sivas bölgesindeki Ermenilerin ihracına lüzum görülmediği bildirilmiştir[3]. Görüldüğü gibi tehcir kararı ile Ermenilerin tamamının sevke tabi tutulmalarının amaçlandığı iddiası doğru değildir. Ermenilerin daha sonra bütün bölgelerde sevke tabi tutulmaları ile ilgili zorunlu olarak alınan kararların arkasında yatan sebep; Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu savaşta, cephe gerisinde güvenliğini tehdit eden ve ordu için tehlike oluşturan bir durumun oluşmasıdır. Sevkler yapılırken, o bölgedeki tüm Ermenilerin isyana iştirak edip etmedikleri kıstas olarak alınmıştır. Sevk için ana gerekçe ve ölçü belirlenirken, yöredeki Ermenilerin tamamının isyan ile iştigal edip etmedikleri üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bir bölgede halkın olduğu gibi isyana destek verip vermediği incelenerek, zararlı faaliyette bulunanlar hariç diğer Ermeniler sevke tabi tutulmamışlardır.

Ancak, savaş devam ederken Ermeni isyanlarının Anadolu’nun birçok bölgesine sirayet etmesi ve meydana gelen karışıklıklar, sevke tabi tutulan Ermenilerin sayısını arttırmıştır. Müslümanları öldüren, ordudan kaçan, düşman ülkelerle iş birliği yapan, komitelerin kışkırtmasıyla silah bulunduran ve isyan için fırsat kollayan kişiler başka bölgelere nakledilmiştir. Özellikle tüccar ve esnaf kesiminden olup sadece işiyle iştigal eden, kimseye zararı dokunmayan ve komitelerle ilişkisi olmayan Ermeniler yerlerinde kalmışlardır. Ermeni vekiller ve aileleri, öğretmenler ve aileleri, muvazzaf askerlerin aileleri, çocuğu orduda vatani görevini yapan aileler, yalnız kalmış kadınlar ve çocukları, hastalar, körler, Ermeni memurlar, Düyûn-ı Umûmiye’de görevli olanlar, Osmanlı Bankası ve reji idaresinde bulunanlar, demiryollarında çalışanlar, Protestan ve Katolik Ermeniler sevke tabi tutulmamışlardır[4]. 

Ermeni nüfusun az olduğu İstanbul, Kastamonu, Balıkesir ve Urfa gibi illerde, Ermenilere ait evlerde yapılan aramalarda, silah ve cephane bulunan kişiler hakkında yasal işlem uygulanmış, bunların takip altında tutulabilmeleri için kayıtları yapılmıştır. Bu illerde ayrıca tehcir yapılmasına gerek duyulmamıştır İstanbul’da ikâmet eden, 77.735 Ermeni’den isyan hareketlerine destek vermekten suçlu bulunan 235 kişi tutuklanmıştır. Geriye kalan Ermenilerle ilgili hiçbir uygulamaya gidilmemiştir. İstanbul’da kalan Ermeniler İşlerini daha evvelden olduğu gibi yürütmeye devam etmişlerdir. Bu durum bile Osmanlı Devleti’nin Ermeniler hakkında hiçbir ön yargısının olmadığını, toptancı bir bakış ile göçe tabii tutulmadıklarını, İsyan etmeyen ve suç işlemeyen Ermenilerin diğer vatandaşlarla aynı haklara sahip olarak yaşamlarını sürdürdüklerini göstermektedir[5].

Osmanlı Hükûmeti’nin tehcirin uygulanması için yaptığı planlama, Ermenilerin yıldırma ve saldırı faaliyetlerinin çoğalması üzerine, daha teferruatlı ve geniş kapsamlı olarak yeniden düzenlenmiştir. 1915 yılının temmuz ayında sevke tabii tutulan Ermenilerin sayılarının artması nedeniyle, iskân edilecek yerlerin genişletilmesi zarureti doğmuştur. Kerkük Sancağı’nın İran hududuna seksen kilometreye kadar olan iskân bölgeleri, Musul Vilayeti’nin güney ve batısı ile Diyarbakır sınırından içeriye doğru 25 kilometre, Habur ve Fırat Nehri platosundaki yerleşim sahalarını içine alacak şekilde Zor Sancağı’nın batısı ve güneyi iskân alanları olarak yeniden düzenlenmiştir. Yine Halep Vilayeti’nin güney, güneydoğu ve batısında kalan kasabalar ve köyler ile Suriye Vilayeti’nin Kerek ve Havran sancaklarını dahil edecek şekilde demiryolu hattının 25 kilometre içerisine giren bütün bölgelerdeki ikamet alanlarına, buralarda yaşayan Müslüman halkın yüzde onunu geçmemek şartıyla, tehcire tabi tutulan Ermenilerin yerleştirilmeleri kararlaştırılmıştır[6]. 

Osmanlı arşiv belgelerine göre vilayet ve kazalardan sevk ve iskâna tabi tutulan Ermeni nüfusu şu şekildedir[7];

 

Vilayet ve Kaza İsmi

Sevk Edilen

Kalan

Adana

14.000

15-16.000

Ankara (Merkez)

21.236

733

Aydın

250

-

Birecik

1200

-

Diyarbakır

20.000

-

Dörtyol

9000

-

Erzurum

5.500

-

Eskişehir

7000

-

Giresun

328

-

Görele

250

-

Halep

26.064

-

Haymana

60

-

İzmir

256

-

İzmit

58.000

-

Kalacık

257

-

Karahisar-ı Sahip

5.769

2.222

Kayseri

45.036

4.911

Keskin

1.169

-

Kırşehir

747

-

Konya

1900

-

Kütahya

1400

-

Mamuretülaziz

51000

4.000

Maraş

-

8.845

Nallıhan

479

-

Ordu

36

-

Perşembe

390

-

Sivas

136.08

6.055

Sungurlu

576

-

Sürmene

290

-

Tirebolu

45

-

Trabzon

3400

-

Ulubey

30

-

Yozgat

10.916

-

TOPLAM

        422.668

32.766

T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivlerine göre verdiğimiz listede Tehcire tabi tutulanların sayısı 422.668 olup, çeşitli sebeplerle sevki yapılamayan ve bir müddet bekletilen Adana Ermenileriyle beraber bu sayı 440.000 civarındadır.

Genelkurmay Başkanlığı’nın 1914-1918 yılları arasında arşiv belgeleriyle Ermeni faaliyetlerini ortaya koyduğu yayınında yer alan vesikalarda, sevke tabi tutulan Ermenilerin sayısını 413.067 kişi olarak görmekteyiz. Tehcir olunan Ermenilerin nüfusta kayıtlı olduğu şehirler, sevklerinin planlandığı bölgeler ve iskân yerleri, sevk edilen nüfus ve durumlarına ait açıklamaların yer aldığı tabloya göre vilayetler ve sancaklarda sicilde kayıtlı Ermenilerin nüfusu 987.569 kişi olup bunlardan 413.067’si sevke tabi tutulmuştur. Aynı kaynaktaki verilere göre; istikametleri belirlenen ve savaş sahası dışına sevk olunan Ermenilerden, kısmen müsâdemelerde telef olanlar olduğu gibi bir bölümü de firar etmiştir. Tablo aşağıda verilmiştir [8]. 

 

 

Sicilde

Kayıtlı

Nüfus

Sevk

Olunan

Nüfus

 

Sevk olunacakları yerleşim yerleri ve istikametleri

 

Açıklama

Vilayetlerin ve Livaların isimleri

Adet

Adet

 

 

Ankara Vilayeti

47.224

 

 

 

Erzurum Vilâyeti

128.657

120.000

Mamüretülaziz istikametiyle Musul Vilâyetiyle Zor Sancağı

Nüfus-ı mütebâkiyye kısmen müsâdemelerde telef olmuş ve kısmen de firar etmiştir.

Adana Vilâyeti

46.031

 

 

 

İzmit Sancağı

54.370

50.000

Konya, Halep yoluyla Zor Sancağı

Nüfus-ı mütebâkiyye firar ve ihtifâ veya vefat etmiştir.

Bitlis Vilâyeti

109.521

20.000

Bir kısmı Siirt istikametinden Diyarbakır’a bir kısmı da Mamüretülaziz istikametinden Zor ve Musul

Nüfus-ı mütebâkiyye müsâdemelerde telef olmuş ve bir kısmı da firar etmiştir.

Canik Sancağı

26.374

26.374

Amasya, Karahisar tarîkiyle Sivas- Zor, Musul

 

Halep Vilâyeti

34.451

 

 

 

Hüdâvendigâr (Bursa) Vilâyeti

66.413

 

 

 

Diyarbekir Vilâyeti

61.002

 

 

 

Sivas Vilâyeti

141.592

141.592

Malatya tarîkiyle Zor, Musul

 

Trabzon Vilâyeti 28.000

34.500

28.000

Gümüşhane istikametinden Zor, Musul

Nüfus-ı mütebâkiyye müsâdemelerde telef olmuştur.

Karesi Sancağı

8290

 

 

 

Karahisar Sancağı

7327

 

 

 

Kayseri Sancağı

47.617

 

 

 

Mamüretülaziz Vilâyeti

74.206

 

 

 

Maraş Sancağı

27.101

27.101

Halep tarîkiyle Zor, Suriye

 

Niğde Sancağı

5101

 

 

 

Van Vilâyeti

67.792

 

 

 

TOPLAM

987.569

413.067

 

 

 

Sevk edilen Ermenilerden İskân sahalarına vardıkları kesin olarak belirlenenlerin sayısı yaklaşık 383.000 kişidir[9] Tehcir esnasında ve iskân sırasında çeşitli nedenlerle hayatını kaybedenlerin sayısı ise yaklaşık 57.000 kişidir. Tarih araştırmacıları tarafından başta Rusya olmak üzere yabancı devletlerin ve Osmanlı Devleti’nin arşivlerinde yapılan çalışmalarda; 1914-1918 yılları arasında kendi istekleri ve farklı nedenlerle 350 ile 500 bin arasında Ermeni’nin Kafkasya bölgesine gittiği, yine savaş bölgesi dışında bulunan Halep, Musul ve Suriye vilayetlerinin belli bölgelerine alınan tehcir kararı ile 500.000 civarında Ermeni’nin göç ettirildiğini anlıyoruz. Dolayısıyla, kasıtlı olarak ortaya atılan abartılı sayılardan ziyade, yapılan bilimsel çalışmalar ışığında elde edilen rakamların çok net şekilde ortaya koyduğu gerçek sonuca itibar etmek, konuya daha sağduyulu yaklaşılmasını sağlayacaktır.

Tehcir kanununun mimarlarından Dahiliye Nazırı Talat Paşa hatıralarında farklı saiklerden dolayı bulundukları yerlerden sevk edilen ve kaçan Ermenilerin toplam sayısının 924.158 olduğunu belirtmiştir[10]. Talat Paşa’nın hatırlarından yola çıkılarak elde edilen sayı ile tarafsız ve bilimsel olarak yapılan çalışmalarda ortaya konulan sayılar uyuşmaktadır. Burada ifade edilen 924.000 civarındaki Ermenilerin sayısı, savaş alanı dışına gönderilerek iskân edilenlerle, Kafkaslara gidenler ve çeşitli yollarla başta ABD olmak üzere yabancı ülkelere kaçanların tamamını kapsamaktadır. Savaş sırasında çıkan çatışmalar, bulaşıcı hastalıklar, kıtlık, eşkıya saldırıları, görevlilerin ihmalleri vb. sebeplerle 200.000 civarında Ermeni hayatını kaybetmiştir. Sevkten muaf tutulan bölgelerde yaşayan, tehcire tabii olmanın kriterleri dışında kalan ve suça bulaşmamış olan Ermenilerden, Osmanlı Devleti sınırları içerisinde kalanların sayısı 400.000 civarındadır[11].

Yukarıda anlattığımız bilgi ve belgelerden yola çıkarak, tehcir sürecinde; sevke tabi olup iskân edilenler, çeşitli nedenlerle yerleşim yerlerinde kalanlar, Kafkasya’ya ve yabancı ülkelere kaçanlar ile komitelerin düşman orduları için kaçırdıkları da dahil olmak üzere, Birinci Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti sınırları içerisinde toplamda 1.500.000 civarında Ermeni’nin bulunduğunu tespit etmiş oluyoruz[12]. Talat Paşa’nın yeni yayınlanan hatıratına göre de savaş başlamadan önce yapılan 1914 yılı sayımlarında, Ermeni Gregoryen genel nüfusunun 1.187.818, Ermeni Katoliklerin miktarının 63.967 olduğu, ikisinin toplamının da yabancı uyruklu Ermenilerin de dahil edildiği takdirde 1.256.403 kişi olarak tespit edildiği belirtilmektedir. Talat Paşa söz konusu hatıralarında çeşitli aksaklıklar nedeniyle bu rakama %30’luk bir yanılma payının ilave edilebileceğini dolayısıyla İmparatorlukta yaşayan tüm Ermenilerin sayısının yaklaşık olarak 1.500.000 kişi olduğunu ifade etmiştir[13].

 

Hüseyin ALPASLAN

Tarihçi-Yazar

 

KAYNAKÇA

 

 

 

[1] BOA, Babı âli Evrak Odası (BEO), 326758, akt. Bülent Bakar, a.g.e., s.85.

[2] Ahmet Altıntaş, “Osmanlı İmparatorluğu’nun Tehcir Kararı Alması ve Uygulaması” Afyon Kocatepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt:7, Sayı:1, Haziran 2005,s. 88.

[3] BOA, DH. ŞFR. 53/295.

[4] Ahmet Altıntaş, a.g.m., s. 88-89.

[5] “Aspirations Et Agissements Revolutionnaires Des Comites Armeniens Avant Et Apres La Proclamation De La Constitution Ottomane”, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Kolektif, No:51, Ankara, 2001, s.322-323.

[6] BOA, DH. ŞFR, 54/315.

[7] BOA, DH. ŞFR, 54/315, DH. EUM. 68/77, DH. EUM 68/77, DH. EUM.  69/250, DH. EUM,68/101, DH. EUM. 68/89, DH. ŞFR, 54/162, DH. EUM. 68/72, DH. EUM. 68/41, DH. EUM. 68/76, DH. EUM. 68/66, DH. EUM. 69/260, DH. EUM. 68/67, DH. EUM. 68/79, DH. EUM. 68/73, DH. EUM. 68/75, DH. EUM. 68/66, DH. EUM, 69/34, DH. EUM.68/93, DH. EUM. 68/70, DH. EUM.  68/41, DH. EUM. 68/84, DH. EUM. 68/41, DH. EUM. 68/66, akt. Ahmet Altıntaş, a.g.m., s. 92-94.

[8] Arşiv Belgeleriyle Ermeni faaliyetleri, 1914-1918, Cilt:1” Genelkurmay ATASE ve Genelkurmay Başkanlığı Denetleme Yayınları, Ankara, 2005, ss.445-456.

[9] Yusuf Halaçoğlu, Ermeni Tehciri, Babıali Kültür Yayıncılık, İstanbul, 2020, s.97-98.

[10] Murat Bardakçı, “Talat Paşa’nın Kara Kaplı Defteri”, Hürriyet Gazetesi, 26 Nisan 2005, s. 4.

[11] Murat Bardakçı. a.g.y.d.; Ahmet Altıntaş, a.g.m., s.95.

[12] Hikmet Özdemir ve Yusuf Halaçoğlu, a.g.e., s. 105-106; Nevzat Artuç, “1915 Ermeni Olaylarına Farklı Bir Bakış”, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 7(1), 2008, s.58.

[13] Ahmet Altıntaş, a.g.m., s. 95; Alpay Kabacalı, “Talat Paşa’nın Anıları”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2019, İstanbul; Hikmet Özdemir ve Yusuf Halaçoğlu, a.g.e., s.106.

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Kahramanmaraş Nöbetçi Eczaneler

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği