Telefon
WhatsApp
Gezi tutuklularından mesaj:

Taksim Dayanışması, Gezi davasında verilen hukuksuz cezalar ile gerekçeli karara ve cezaevinde tutuklu bulunan 7 kişinin hukuksuz koşulları hakkında basın açıklaması yaptı. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nde gerçekleştirilen açıklamaya, Gezi davası tutuklularının aileleri ile avukatları da katıldı.

Açıklamada ilk sözü İstanbul Tabip Odası Denetleme Kurulu Üyesi Dr. Nazmi Algan aldı. Algan, "İstanbul Protokolü'nün önemi şu; nasıl birtakım hukuki kararlarda AİHM diyoruz, İstanbul Protokolü'nü görmemek için çaba sarf ediyorlar. Özellikle AKP iktidarı döneminde. Son yıllarda protokolün uygulanmaması için kendileri arasında protokoller oluşturdular. Ancak bütün bunlar hekimlerin muayenelerini İstanbul Protokolü'ne uygun yapması gerektiğini değiştirmemektedir. Hekimler bir baskıyla karşılaştığı zaman bize bildirmeli. Muayene edecek kişinin onayı alınmalı. Mücella'nın yaşadıkları için hekimler hakkında soruşturma başlattık. Dün gittiğinde minibüsten indiğinden itibaren kelepçesi çıkarılmış. İstanbul Protokolü eğitimlerinin başlaması için bir adım attık ve henüz olumlu geri dönüş gelmedi" diye konuştu.

AVUKAT EVREN İŞLER: "ÖZÜNE BAKTIĞIMIZDA GEREKÇE YOK"

Gerekçeli kararın 45. günde yazıldığına vurgu yapan Avukat Evren İşler ise şunları ifade etti: "620 sayfa ama hiç gerekçe içermeyen, daha önceki belgelerin kopyalanmasından ibaret bir gerekçeli karar. Özüne baktığımızda gerekçesi yok. Yargılamanın başından itibaren yaşadığımız şey gerekçeli kararda da görüldü. İstinaf başvurusu ve AYM başvurusu yapıldı. Gezi'de suç olmadığını, iddia edilenlerin gerçeğe aykırı olduğunu söyledik. Henüz gönderilmedi, istinaf başvurumuz. AYM başvurusunda özellikle ölçülülüğe uyulmaması, kararın siyasi olduğunu söyleyen bir başvuru. Yasal bir yargılama olmadığını, tutukluluğun hukuksuz olduğunu söyleyen bir başvuru. Silivri ve Bakırköy, farklı sorunları var. Silivri'de spor hakkına çok geç ulaştılar ama Bakırköy çok daha ağırdı. Küçük bir hücrede ranzasına oturduğunda kafasını dik tutamadığı bir ortamdaydı Çiğdem ve Mücella. Çiğdem de tek başınaydı. Ve 60 gün böyle kaldılar. Arkadaşlarımız tutuklandığı gün her türlü hukuksuzluğa direneceklerini söylemişti ve her türlü hukuksuzluğa direnecekler."

TAYFUN ATALAY'DAN 'UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM' ÇAĞRISI

18 yıl hapis cezası verilen Av. Can Atalay'ın babası Tayfun Atalay da söz aldı. Hukukçuların, tutukluları hiç yalnız bırakmadığını belirten Tayfun Atalay, teşekkürlerin iletti. "Toplumun hafızasının giderek silindiğini düşünen egemen güçler, belli bir zamana yayarak bu tür cezalarla hapislerde yatan arkadaşlarımızı unutturmak istiyorlar" diyen baba Atalay, "Gezi özelinde ve diğer davalarda, fikri takipçisi olalım, unutmayalım, unutturmayalım. İçerden ne haber derseniz, Can özelinde, tutuklandığı gündeki direnci neyse orada da odur. Dik duruyor, sağlığı da yerindedir. Tayfun da öyledir Hakan da öyledir. Dik duracağız, yılmayacağız, çoğalacağız, kazanacağız ve arkadaşlarımızı yanımıza alıp burada hep birlikte olacağız" ifadelerini kullandı.

MÜCELLA YAPICI'DAN MESAJ

Daha sonra söz alan Mücella Yapıcı'nın kızı Cansu Yapıcı da, "Geçen pazar günü yayımlanan annemin BirGün'deki yazısından sonra sonunda bir talebimiz olsna Mine Çiğdem ve mücellanın beraber kalabilecekleri, havalandırma hakkından yararlanabilecekleri bir koğuşa alındıklarını öğrendik. Yine BirGün'deki yazısından sonra Adli Tıp Kurumu'na olan ziyarete kelepçelerinin çözüldüğünü öğrendik. Bu şekilde haber de bazı şeylerin mücadeleyle kazanılabildiği üzerine." ifadelerine yer verdi.

Cansu Yapıcı daha sonra annesi Mücella Yapıcı'nın mesajını okudu.

Mücella Yapıcı'dan gelen mesaj şöyle:

"O parktaki olağanüstü direniş gelecek için bir umut olmuş ve ülkeye çekilen karanlık perdesini aralamıştır. Anayasal haklarımızın bize unutturulmaya çalışıldığının farkındayız. Gezi direnişinin yıl dönümünde, Cumartesi Anneleri'nin direnişinde ve Onur Yürüyüşü'nde arkadaşlarımız gözaltına alındı. Demokrasiye, barışa, daha insanca yaşama hareket etmiş bir toplum, yıllar geçse de bunu unutamaz. Umudu örgütlemeye, konuşmaya, birlikte mücadele etmeye devam etmeliyiz"

MERİÇ DEMİR KAHRAMAN: "BU MÜCADELENİN TUTSAK EDİLMESİ TESADÜF DEĞİL"

18 yıl hapisle cezalandırılan diğer isimlerden biri olan Tayfun Kahraman'ın eşi Meriç Demir Kahraman ise,"Son derece kıymetli ve verimli bir coğrafyada yaşıyor olmamıza rağmen, sağlıklı yaşam hakkımızı konuşamıyoruz. Doğanın tahribatına, kentin talanına karşı duranların cezalandırılmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Bu mücadelenin tutsak edilmesi tesadüf değildir. Bırakın korkmayı, geri basmayı bizim buradan çıkaracağımız ders mücadelemize daha da sarılmaktır."

TAYFUN KAHRAMAN VE CAN ATALAY'DAN MESAJ

Kahraman eşi Tayfun Kahraman ile Can Atalay'ın mesajını okudu.

Mesaj şöyle:

"9 yıldır Gezi direnişimizi karalamaya çalışanlar şimdiden bir dezenformasyona başladılar. Mahkeme kisvesi adı altında tarih tezi yazmaya çalıştılar. Türkiyenin geleceğini karartmaya çalışan bu çaba başarısız olmaya mahkumdur. Gezi bu memleketin sönmeyen umududur. Silivri ile yükseltmeye çalıştıkları korku duvarı bir kez daha aşılıyor."

 
 
birgün gazetesi

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Kahramanmaraş Nöbetçi Eczaneler

Sidebar Alt Kısım İkili Reklam Alanından İlki 150x150

E-Bülten Aboneliği